Yeni dönemin çalışma hayatı yetkinlikleri

26.1.2021

Emre Yıldırım

Çalışma hayatinin yeniden şekillendiğini fark etmeyen yoktur. Teknoloji ve otomasyonun çalışma hayatındaki artan rolüyle birlikte daralan is gücü talebi, yüzlerce mesleğin arz ve talebinde değişiklik, zorunlu evden çalışma ile iş-özel yaşam ayrımının ortadan kalkması çalışma hayatındaki dramatik değişimlerden sadece birkaçı.
 
Önümüzde uzanan bu yeni çalışma hayatına hazır olmak ve bu dramatik değişim sürecini fırsata çevirebilmek için yeni dönemin çalışanlarını ve yetkinliklerini de yeniden tarif etmek lazım.
 
Hepimizin belirli ölçüde farkında olduğu hızlı dijitalleşme ve baş döndürücü teknolojik gelişim, operasyonel ve tekrara dayalı işlere tehdit oluşturuyor. Önemli sorunları çözen ve gerçek değer üreten çalışanlar ise talep görüyor. Ortalama performans, yerini yüksek etkinliğe sahip fark edilir sonuçlara bırakıyor.
Tek bir alanda derinlemesine bilgi ve tecrübe biriktirmek yerine çok disiplinli bakış açılarına ve buna uygun çalışma hayatlarına adapte olmanız bekleniyor. Farklı alanları ve perspektifleri bir araya getirebilen, sentez yapabilen bireyler çalışanların evrimsel seçilimindeki en büyük faktörlerden biri. Hem stratejik düzeyde yukarıdan bakabilen hem de detay ölçeğinde çalışabilen derinlikli polymatların arenası yeni çalışma hayatı.
 
Her gün, her yerden yeni bilgi fışkırırken manipülasyon ve genel kabullerden arınmış bir şekilde doğruyu bulmak artık daha zor. Yeni dönem çalışanlarının daha çok bilgiye değil bilgeliğe ihtiyaçları var. Çok az bilginin üretildiği eski dönemlerde yalnızca filozoflara yakıştırılan bilgelik ve sağduyuya, belirsizliğin egemen olduğu yeni çalışma hayatında hepimizin ihtiyacı var.
 
Yapageldiğimiz işlere talep yokken aranan işler için de biz hazır değiliz. İşverenler ise hiyerarşik organizasyonel yapıların ve eski çalışma kültürünün içerisine yeni çalışan profilini monte etmek istiyorlar. Çalışanlar ise köşeli tanımlanmış bir role uymak yerine işin tüm boyutlarını kendilerine uygun yaşamak istiyorlar. Tüm bu gerçekler de iş aramayı değil, aradığımız işi yaratmayı getiriyor. Cevaplanması gereken sorular şunlar: Az sayıdaki değerli iş için arayan değil aranan kişi nasıl olunur? İstediğimiz iş ve çalışma koşullarını kısmen veya adım adım da olsa nasıl inşa edebiliriz?
 
Bunları yaparken sesi daha çok çıkan değil; değer, fayda ve sonuç üçlemesini merkeze alan, üretken bir hayatin kanıtlarını dış dünyaya sunabilen bireyler öne çıkıyor. Niteliklerimizi ve yetkinliklerimizi kanıtlamak çalışanlar olarak artık ana işlerimizden biri.
 
İlk çağlarda vahşi hayvanlardan en hızlı kaçan ayakta kalırken bugün en hızlı öğrenen ayakta kalacak. Bambaşka geçmiş ve uzmanlıklardan gelip 50 yaşında yazılım mimarisini öğrenmek, çalışan performansıyla ilgili nöro bilim çıktılarından faydalanmak, yapay zeka algoritmaları kurgulamayı öğrenmek, yapay ışıkla iç mekan tasarımı üzerinde bir start-up’ta çalışmak normal gelmeli bize. Kompleks sistemlerin nasıl çalıştığını hızlıca öğrenmek, ihtiyaç halinde en azından konunun uzmanlarıyla çalışabilir hale gelmek, bir alandaki tecrübenizi başka bir alana taşımak için artık şart gözüküyor.

 
Eski hakim anlayışa göre kariyerinizin toplam değeri, yaptığınız işlerin algılanan niteliklerinin çalıştığınız şirketlerin algılanan değeriyle bir bileşkesiydi. Bu merdiven şeklinde tasvir edilebilecek yolun başı, ortası ve sonu vardı. Çalışma hayatına verilen aralar, ilgisiz gözükebilecek başka işler kariyerinizin değerini düşürme potansiyeline sahipti. Şimdi ise kariyeriniz, iş ve özel yaşamın sınırlarının daha da belirsizleştiği, doğrusal bir çizgi yerine daha deneyimsel, daha az öngörülebilir bir ‘kendini inşa faaliyeti’ haline geldi.
 
Bence kariyerin yeni tanımı kendi içsel yolculuğunuz ile dış dünyanın üretimsel gerçeklerini hizalamak ve dengelemektir. Gelecek, bu yolculuğa çıkmaya hazır olanlar için heyecan ve umut verici gözüküyor.

 


Diğer Yazılarımız