Her iş, kendine ayrılan süreyi doldurur.

11.5.2021

Emre Yıldırım

Bir rapor hazırlamak 1 gün de sürebilir, 2 hafta veya 3 ay da. Her iş için ayrılan zaman, belirli bir noktadan sonra verimsiz hale gelir. Bu nedenle uzun veya belirsiz son süreleri olan işlerin bitmeme ihtimalleri yüksektir.

İş hayatının pusulası etkinlik ve verimliliktir. Efor ve sonuç arasındaki bağın niteliğini belirlerler. Hayatta olduğu gibi iş yaşamında da yerine konamayacak en büyük kısıtlı kaynak, zamandır. Bu bakış açısıyla, yapılması gereken her işe, aksiyona gereğinden fazla zaman ayırıp ayırmadığımızı nasıl anlayabiliriz?

Bu verimsizlik tuzağına düşmemek adına bir işe başlamadan önce üç önemli konuda karar verilmesi gerekir.

1. Makul iyi: Herhangi iş için önce “kabul edilebilir standardı”tanımlamak gerekir. Mükemmel, iyinin düşmanıdır. Hedeflenen amacı gerçekleştirecek, iş görecek bir standart çoğu zaman yeterlidir. Jeff Bezos’un toplantılarda Powerpoint sunusu görmek istememesi, fikirlerin bir Word dokümanına yazılmasını istemesi buna güzel bir örnektir.

2. İşin çerçevesi: Bir işi bitirmenin en önemli adımı, o işin çerçevesini çizmektir. İşin tanımı, ana hatları çok iyi tanımlanmadan başlanan her iş verimsizlik üretir. Bir romana başlamadan önce sinopsisi kaleme almak, sonra bölümlerin temalarını belirlemek işinizin %70’ini bitirmek demektir. Aksi takdirde yapılacak işin tanımındaki belirsizlik, zihinsel enerjinizi emer, bitirir.

3. Prototip ve versiyon: Bir işi baştan en iyi şekilde yapmak yerine hemen bitirin. O işi fazlara bölüp adım adım son halini bitirmeye çalışmayın. Örneğin, bir strateji dokümanını önce çala kalem bitirin. Sonra zamanınızın el verdiği kadar elden geçirin. En iyiyi ilk seferde yapmaya çalışmayın. En hızlı şekilde bitirin. Sonra gerektiği kadar iyileştirin.

Bir işi mükemmel değil yeterince iyi yapın. İşin tüm çerçevesini baştan çizmeden işe başlamayın. Önce bitirin, sonra iyileştirin.


Diğer Yazılarımız